Sosyal Medya Hesaplarımız

Siyaset

Meral Akşener: Seçime kendi kadrolarımızla gireceğiz

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Afyonkarahisar’da yaptığı konuşmada, kaybedilen seçimleri ve önümüzdeki yerel seçimlere ilişkin kararını açıkladı. Akşener, seçimlere kendi kadroları ile gireceklerini söyledi.

Yayınlandı

on

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin bugün Afyonkarahisar’daki programda açıklamalarda bulundu. 

Kaybedilen seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akşener, ABB Başkanı Yavaş ve İBB Başkanı İmamoğlu’na işaret ederek “Sadece iktidar mensuplarıyla değil, biz bu seçimin kaybedilmesi için çalışanlarla da mücadele ettik. Ben iktidarı sandıkta yenmenin yeterli olacağını gördüm ama asıl sorunun kendi saflarımızda olduğunu göremedim” dedi. İsim vermeden Kılıçdaroğlu’na yüklenen Akşener, “Koltuğundan başka hiçbir şeyi düşünmeyenlerle uğraştık” ifadesini kullandı. Yerel seçimlere ilişkin de konuşan Akşener, seçimlere kendi kadroları ile gireceklerini bildirdi. Akşener tüm siyasi partilere de seçime ayrı ayrı girme çağrısı yaptı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, konuşmasına kaybedilen seçimlere işaret ederek başladı. Seçimlerin üzerinden 90 gün geçtiğini vurgulayan Akşener, iktidarın bu süre içindeki faaliyetlerini değerlendirdi.

Ekonomik krize dikkat çeken Akşener, “AK Parti iktidarı, memleketi kendi soktuğu krizden çıkarmak için hala ceplerine el uzatıyor. Vergiler, kiralar, temel gıda ürünlerindeki fiyatlar her gün tırmanıyor, enflasyonun bedelini milletimize ödetiyorlar” diye konuştu.

“SEÇİMİN KAYBEDİLMESİ İÇİN ÇALIŞANLARLA DA MÜCADELE ETTİK”

Konuşmasının devamında kaybedilen 2023 seçimlerini değerlendiren Akşener, isim vermeden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklendi. “Sadece iktidar mensuplarıyla değil, biz bu seçimin kaybedilmesi için çalışanlarla da mücadele ettik. Biz önce millet, önce memleket dedik. Ama ‘önce şahsım, önce ben’ diyenlerle uğraştık. Biz milletimizin geleceği için şahsi çıkarlarımızdan vazgeçtik ama koltuğundan başka hiçbir şeyi düşünmeyenlerle uğraştık” diyen Akşener, şöyle devam etti: En nihayetinde maalesef olmadı, olduramadık 2023 seçimlerindeki yenilgiye maalesef engel olamadık.

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayını belirleme sürecinde yaptıkları kamuoyu araştırmalarında İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş’ı önerdiğini anımsatan Akşener, “Ben iktidarı sandıkta yenmenin yeterli olacağını gördüm ama asıl sorunun kendi saflarımızda olduğunu göremedim. Onların yolunu kapatanlara maalesef engel olamadım” diye konuştu. 

Konuşmasının devamında Mart 2024’te gerçekleşecek yerel seçimlere işaret eden Akşener, ittifaklara kapıyı kapattı, yerel seçimlere kendi kadroları ile gireceklerini bildirdi. 

Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Bugün hep birlikte buradayız, inanıyorum ki her yıl artarak burada olacağız. Yeni bir yola çıkmak için buradayız.

Seçimlerin üzerinden tam 90 gün geçti. Seçim teamüllerine göre bu 90 gün önemlidir. Bu sürede biz de muhasebemizi yaptık. Buradan çıkan sonuçları sizle paylaşacağım ama öncelikle iktidarın ilk 90 günlük performansını değerlendirmek istiyorum.

İktidarın ilk 90 günlük performansına dair bazı değerlendirmelerde bulunmak istiyorum. AK Parti, seçimlerden hemen önce milletimize birçok vaatte bulunmuştu. İlk 90 güne bakıldığında bu vaatlere bırakın yaklaşmayı, her geçen gün uzaklaştıklarını görüyoruz. Biz bu vaatleri hiçbir zaman gerçekleştirme niyetinde olmadıklarını biliyorduk ama seçim biter bitmez milletimizin elinde avucunda olanı hoyratça çekip koparmalarını da beklemiyorduk.

Yapılan son maaş zamları erimeye başladı. Asgari ücret zammı daha hesaba yatmadan açlık sınırının altında kaldı. Enflasyonla mücadele edeceğiz diye başladıkları her cümle dönüp dolaşıp ‘faturayı millete keseceğiz’ diye bitiyor.

“SİYASET SEÇİM KAZANMAK VEYA KAYBETMEKTEN İBARET DEĞİLDİR”

Yıllarca ‘faiz sebep, enflasyon sonuç’ diye ekonomiyi bu hale getirdiler. Kaç bakan, başkan, bürokrat harcadılar beceremediler. Milletimizi oyalamak için bahane üretip durdular oysa siyaset sadece seçim kazanmaktan ya da kaybetmekten ibaret değildir.

Siyaset, kendi insanına faydalı iş yapabilmektir. AK Parti iktidarı, memleketi kendi soktuğu krizden çıkarmak için hala ceplerine el uzatıyor. Vergiler, kiralar, temel gıda ürünlerindeki fiyatlar her gün tırmanıyor, enflasyonun bedelini milletimize ödetiyorlar.

Yeni ekonomi yönetimine sesleniyorum; siz, Türk milletine karşı sorumlusunuz, bunu aklınızdan çıkarmayın. Doğruları daha fazla vakit kaybetmeden yapın. Milletimizi mağdur etmeyin. Enflasyonu düşürme yöntemini seçmek sizin elinizde. Vergileri, AK Parti iktidarlarının bugüne kadar ayrıcalık tanıdığı imtiyazlı kesimler için artırmak sizin elinizde. Fakir fukaradan elinizden çekin, orta direği fakir etmekten vazgeçin. Kodamanlarınızın cebinden alın.

“AK PARTİ YENİ GELENLERLE ZAMAN KAZANMAYA ÇALIŞIYOR”

AK Parti’nin ne planı ne programı var. Yeni gelenlerle zaman kazanmaya çalışıyorlar. Daha dün AK Parti yönetiminin savunduğu KKM’den kurtulmanın yollarını arıyorlar. Ben de buradan sormak istiyorum. Sadece KKM sebebiyle milletimize ödetilen milyarlarca lira şimdi ne olacak? Nebati mi, Kavcıoğlu mu hesap verecek? Şimşek, ”2026’da rahatlayacağız” diyor. Kendisine saygım var ama kendisi de biliyor ki bu mümkün değil. Servet transferi devam ediyor çünkü. Körfez ülkelerine taviz vererek varlıklarımızı fütursuzca satarak günü kurtarmaya çalışıyorlar. Satacak bir şey kalmayınca ne yapacaklar? Biz yabancı yatırımcıya karşı değiliz, ülke çıkarlarının korunduğu, ilişkiler kurulduğu müddetçe elbette dışarıdan para bulunabilir. Ancak ülkemizin ihracata yönelik sektörlerimizi daha üretken yapacak, çalışanlarımızın refahını yükseltecek yabancı yatırıma ihtiyacımız var. Böyle kaliteli yatırımı çekmek için de hukukta güven ve adalet tesis etmek şart. Krizden çıkmak için de rasyonel ve tam kapsamlı bir istikrar programına ihtiyacımız var. 

“SIĞINMACI SORUNU MİLLİ GÜVENLİK SORUNUDUR”

Türkiye’nin her şehri Suriyelilerle, Afganlarla doldu. Sokaklar, parklar, sayıları bilinmeyen sığınmacılarla kaynarken bunu İslami ve insani bir görev zanneden aymazlık, ne kadar konuksever olduğumuzu izahla meşgul oldu. Sığınmacı sorunu, milli güvenlik sorunudur. Türk milletinin milli kültürünü tahrip eden, beka meselesidir. Sığınmacılar gettolar oluşturup etnik yaşam adacıkları, minyatür Suriyeler kuruyorlar. Geri kalmış ülkelerde yaygın olan çocuk işçiliği, emek sömürüsü, çok eşlilik, çocuk evliliği gibi toplumsal sorunlar yeniden ortaya çıkıyor. IŞİD ve PKK gibi terör örgütleri, tehditlerini sığınmacılar üzerinden de ülkemize yönelttiklerinden, büyük bir iç güvenlik sorununa dönüştü. 

Önce hiçbir sorun yok gibi davrandılar. Baktılar ki olmuyor, şimdi de geri adım atıyormuş gibi yapıyorlar. Suriye’de kentler yaparak bir kısım sığınmacıyı gönüllü olarak ülkelerine döndürdüklerini söylüyorlar. Artık kimseyi kandırmayın. Bizim Türk milli kimliğinin hayati tehdit altında kalmasına tahammülümüz yok. Kültürümüzün dejenere edilmesine, sınırların kevgire dönmesine tahammülümüz yok. 

Biz bu seçimde sadece iktidarla değil bu seçimin kaybedilmesi için çalışanlarla da mücadele ettik. Koltuğundan başka şey düşünmeyenlerle uğraştık. Tüm çabalarımıza rağmen yenilgiye engel olamadık.

2010’da yapılan referandumda “yapmayın” diye yalvardığım adam sayısını söylesem yüzlerine tükürürsünüz! Kimse uyarılarımı ciddiye almadı. 2016’da bu yüzden milletin canına kast edenlerin de karşısında durduk. 2017’de Türk milletinin kaderini bir kişinin iki dudağı arasına bırakmak isteyenlerin karşısında durduk. İYİ Parti olarak ilk günden beri Türk milletine dayatılmak istenen her vesayetin karşısında durduk. Bizim siyasetimizin pusulası her daim aziz Türk milletinin talep, istek ve hayalleri oldu. 

“BİZ BU SEÇİMİN KAYBEDİLMESİ İÇİN ÇALIŞANLARLA DA MÜCADELE ETTİK”

Geldik 2023’e… 2023’te milletin verdiği helal oyu babadan miras bilerek seçmen iradesine ipotek konulamayacağını anlatmaya çalıştık. Siyaset elitlerin, sözde kanaat önderlerinin güdümünde milletin olmadığı bir yerden üretilen siyasetin başarılı olamayacağını söyledik. Tepki gösterdik, uyardık, memleketimizin gerçeklerinden bihaber oturdukları yerden ahkam kesenlere karşı irade koyduk. Sadece iktidar mensuplarıyla değil, biz bu seçimin kaybedilmesi için çalışanlarla da mücadele ettik. Memlekete en küçük fayda getiremeyen partili CB sisteminden kurtulmak istedik. Türkiye’yi zengin, mutlu bir geleceğe taşımak için çalıştık. Bu yolda fedakarlıktan kaçınmadık. Meselemiz Türkiye olduğu için nefislerimiz kör odalara hapsettik. Nefsinin esiri olanlarla uğraştık. Biz önce millet, önce memleket dedik. Ama ‘önce şahsım, önce ben’ diyenlerle uğraştık. Biz milletimizin geleceği için şahsi çıkarlarımızdan vazgeçtik ama koltuğundan başka hiçbir şeyi düşünmeyenlerle uğraştık. En nihayetinde maalesef olmadı, olduramadık 2023 seçimlerindeki yenilgiye maalesef engel olamadık.

Ne söylersek söyleyelim kimseye dinletemedik. Biz millet iradesini savunduğumuz için hainlikle suçlandık. Bizi iktidara yanlamakla suçladılar. Peki bunun sonucunda ne oldu? En ufak kâr sağlamayan, pazarlık yapmayan kim oldu? Biz olduk. Biz makam peşinde olsaydık, saraylar vaat edilirken elektriği kesilen salonlardan haykırmazdık.

Faydasız siyasetten milletin affına sığınırız. Ben sustum ama ‘yüzde 60 ile kazanırız’ diyenler susmadı. Bilimsel verileri masaya koyan ben sustum ama o verileri yırtıp atanlar susmadı. Bu sessizliği sürdürmek artık mümkün değildir.

“ASIL SORUNUN KENDİ SAFLARIMIZDA OLDUĞUNU GÖRMEDİM”

2023 seçimlerine girerken, Sayın Erdoğan karşısında açık farkla seçimi kazanacak 2 aday çıkardık 20 yılda ilk kez. Yaptığımız tüm araştırmalarda bu 2 arkadaşımızın rahatlıkla CB seçileceğini gördük. Bunun da ötesinde 3 sene boyunca il il, ilçe ilçe yaptığımız ziyaretlerde milletimizin bize söyledikleri de bu sonucu doğruladı. Ben de milletimize bir söz verdim; ’13. cumhurbaşkanı, Millet İttifakı’nın adayı olacak’ dedim. Kendi adaylığımdan feragat ettim. Ben seçimleri kazanmak, Türkiye’yi düze çıkarmak için iktidarı sandıkta yenmenin yeterli olacağını düşündüm. Asıl sorunun kendi saflarımızda olduğunu göremedim. Yüce Türk milletinden ve sizleren özür diliyorum. Ben bu 2 arkadaşımızın yolunu açmak için elimden gelen her şeyi yaptım. Hiçbir kişisel beklentim olmadan onları destekledim. Onların yolunu kapatanlara engel olamadım. Türk milletinden, sizlerden özür diliyorum. Önleri kesilmek istendiğinde yardımlarına koştum, yanlarında durdum, her türlü hakareti, iftirayı göğüsledim ama onları paçalarından tutup aşağı çekenlere engel olamadım.

Onlara bu ateşten gömleği giydiremediğim için herkesten özür diliyorum. Allah’ım şahittir ki, ne yaptıysam seçimleri kazanmak için yaptım. Keşke herkes bizler kadar fedakar, yürekli olabilseydi. Maalesef olamadılar. Onlar adına da özür diliyorum. Milletimiz kadar yürekli olamayanlar için özür diliyorum.

İYİ Parti olarak tüm teşkilatlarımızla beraber seçim sonuçlarına ilişkin çalıştık, tartıştık. Değerlendirmelerimizi tamamladık. Bu seçimi kaybettiğimizin bilincindeyiz biz.  Sesinizi duymakta başarılıyız, duyurmakta başarısızız. Olağanüstü gayretler sarfetsek de mevcut ittifak sistemi gereği buna alan tanınmadı.

“İTTİFAK SİSTEMİ SİYASETE ZARAR VERİYOR”

İttifak sistemi esas olarak Türk siyasetinin dinamiklerine zarar veriyor. Partilerin kendilerine ait siyaset alanlarını gittikçe zayıflatıyor. Kutuplaşan siyaset, toplumsal ayrışmayı derinleştirip, iktidarın değirmenine su taşıyor. 

Kutuplaşan siyaset, toplumsal ayrışmayı, daha da derinleştirerek, şüphesiz ki en çok iktidarın değirmenine su taşıyor.  İktidar yarışında, kutuplardan birine taraf olma mecburiyetinde bırakılan, siyasi partiler birbiriyle aynılaştıkları, sığ ve popülist bir siyasete zorlanıyor.

Partilerin, sorun çözme yeteneği elinden alınıyor ve sadece oya tahvil edileceği düşünülen, günlük polemikler yarışıyor. Bunun da ötesinde aritmetik üzerinden yapılan, seçim hesapları sayesinde aniden değere binen, marjinal siyasi ajandalar makul toplumsal taleplerin önüne geçiyor.

İttifak sisteminde gördüğümüz en önemli sorun ve en büyük milli güvenlik açığı, ayrılıkçı yapıların sistemin içine sızma çabasıdır. Cumhuriyetimizle devletimiz ve milletimizle sorunu olan siyasi görünümlü odakların ittifakları kullanmaya çalışmasıdır. İlkesiz siyaseti reddediyoruz. Sığ siyaseti reddediyoruz. İktidarın değirmenine su taşıyan etkisiz siyaseti reddediyoruz. İttifak sisteminin bu yapısı içinde milli bir siyaset, sürdürülebilir bir başarı, milletin kazanması mümkün değildir. Bu yüzden iktidarı ile muhalefeti ile hepimizden Türk siyaseti için talep ettiğimiz, yeni anlayışın merkezi olmaya İyi Parti olarak talibiz. Mesajı aldık, dersimize çalıştık. Siyaseti içeriden tüketen tartışma yerine bir umut yolu sunacağız. Öfkeleri, kırgınlıkları aklıselimin gücü ile aşacağız. 

Tüm bunların yanında ise İYİ Parti olarak bizim, ittifak sisteminde gördüğümüz, en önemli sorun ve en büyük millî güvenlik açığı ise ayrılıkçı yapıların sistemin içine sızma çabasıdır. Cumhuriyetimizle, devletimizle ve milletimizle sorunu olan siyasi görünümlü odakların, kendilerini meşrulaştırmak için ittifakları kullanmaya çalışmasıdır.

İşte biz, ilk günden beri buna karşıyız. Kimin, kiminle, neden olduğu belli olmayan ve sadece sayısal çoğunluğu elde etmeye yönelen ilkesiz siyaseti reddediyoruz.

“SEÇİMLERE KENDİ KADROLARIMIZLA GİRECEĞİZ”

2023 seçimlerini çantada keklik görenler, şimdi de yerel seçimleri genel seçim havasında değerlendirmeye başladılar. Gündemi, ittifaklara çekmeye çalışıyorlar. Yerel seçim, genel seçim değildir. Her yörenin belli özellikleri vardır. 

2019’da teklifi biz götürdük, ittifak kurduk, başarılı olduk. Önümüzdeki yerel seçimlerde kendi kadrolarımızla, milletimizin huzuruna çıkacağız ve göreve talip olacağız. Yerel seçimi bir genel seçim rekabeti çerçevesinde okumadan, yerel özellikleri dikkate alarak, milletimizin iradesinin tecellisine imkan sağlayacağız.

LİDERLERE SEÇİM ÇAĞRISI

Tüm siyasi partilere açık ve net bir çağrıda bulunmak istiyorum; hep birlikte vatandaşlarımızın siyasi tercihlerini ve yerel özelliklerini yansıtacağı bir rekabet ortamı oluşturalım. Türk siyasetinin bugün içinde olduğu siyasi pragmatizm sarmalından çıkmasını sağlayalım. Gelin tüm siyasi partiler hep birlikte ayrı ayrı seçimlere girelim. Her birimiz ayrı ayrı seçimlere girelim, biz varız! Biz varız, sizleri de bekleriz. Erdoğan, Bahçeli, Kılıçdaroğlu’na hepinize sesleniyorum, hadi her birimiz ayrı ayrı girelim.

Biz, İYİ Parti olarak hür ve milli siyaset anlayışımız gereği gizli gündemleri olan, kendi menfaatleri için bizim sırtımızda kurban kesen, kariyerlerini önceleyen, marjinal ve bölücü yapılarla yakınlaşan hiç kimse ile herhangi bir yerde iş birliği yapmayacağız. Öncelikli amacımız, partilerle ittifaktan önce, milletimizin partimizle ittifak yapmasını sağlamak olacak. 

Gözü dönmüş hırslarla siyaset yapmıyoruz. Milletimizin sesine kulak veriyoruz. Bu yolda herkesi kabul etmiyoruz. Kapımız herkese açık değil. Bu yolda, Atatürk’e düşman olanlara hayır diyoruz. Cumhuriyet değerlerimizi hiçe sayanlara hayır diyoruz. Hatay, Arap şehridir diyen ahlaksızlara kol kanat gerenlere de hayır diyoruz. Demokrasimizle meselemisi olanlara hayır diyoruz. Türk demekten korkanlara hayır diyoruz. Andımızdan rahatsız olanlara hayır diyoruz. Anayasamızın ilk 4 maddesi ile sorunu olanlara hayır diyoruz. Terörle ilişkisi olanlara hayır diyoruz. Terörün gölgesine iş birlikleri hayal edenlere hayır diyoruz. Ahlakımızı yozlaştıranlara, dinimizi istismar edenlere hayır diyoruz.”

DAHA FAZLA OKU
YORUM YAPMAK İÇİN TIKLA

YORUM YAPIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Siyaset

İstanbul’da Aksa Tufanı! Karamollaoğlu: Filistin bizim için imani bir meseledir

Yüz binlerce kişi, Filistin direnişine destek olmak ve işgalci İsrail rejimine tepki göstermek amacıyla İstanbul’da Saadet Partisi’nin öncülüğünde ‘Özgür Filistin Mitingin’de bir araya geldi.

Yayınlandı

on

By

Yüz binlerce kişi, Filistin direnişine destek olmak ve işgalci İsrail rejimine tepki göstermek amacıyla İstanbul’da Saadet Partisi’nin öncülüğünde ‘Özgür Filistin Mitingin’de bir araya geldi. Filistin direnişini desteğini haykıran yüz binler, İsrail rejimine “Filistin yenilmez” mesajı da verdi. Mitingde katılımcılara hitap eden Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Merhum Erbakan Hocamız, ‘Kudüs coğrafi bir mesele değil, imani bir meseledir’ demişti. Biz inancımızın gereği olarak buradayız. Siz de bunu teyit etmek için buradasınız” dedi.

Filistin Direnişine destek olmak ve Teörist İsrail’in zulmüne dikkat çekmek için Saadet Partisi tarafın’dan düzenlenen Özgür Kudüs Mitingi dün yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen Mescid-i Aksa sevdalısı vatandaş, Filistin ve Türkiye beraber dalgalandırarak dünyaya Müslümanların kıyamını gösterdi. Birçok sanatçının ezgileriyle, marşlarıyla, şarkılarıyla heyecan kattığı mitingte video gösterimiyle İsrail’in yıllardır Filistin’de uyguladığı sistematik işgale dikkat çekildi. Aksa Tufa’nı operasyonun temsilcisi Hamas’a destek sloganlarının atıldığı mitigde yapılan konuşmalarla Batı dünyasının iki yüzlü siyasetine de vurgu yapıldı. Özgür Filistin Mitingi, DİN-BİR-DER Genel Başkanı Muhammed Hamdi Yıldırım Hoca’nın yaptığı dualarla son buldu.

ÖZGÜR FİLİSİTİN MİTİNGİNE YOĞUN KATILIM

Yurtiçi ve yurt dışından birçok ismin davet edildiği Özgür Filistin Mitingine, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) Genel Başkanı Salih Turhan, İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Bayat,   Gazze Hükümeti Genel Sekreteri Dr. Kamal Aboun, Filistin  Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa, Saadet Partisi Milletvekilleri Mahmut Arıkan, Bülent Kaya, Mehmet Atmaca, Mehmet Karaman, Hasan Bitmez, Mustafa Kaya, Şerafettin Kılıç, Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, Mesut Doğan, Birol Aydın, Genelcek Partisi Milletvekilleri İsa Mesih Şahin, Selim Temurci, Sema Silkin, Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Ömer Faruk Yazıcı,  Gelecek Partisi İstanbul İl Başkanı Mehmet Kuğu, HÜDA PAR İstanbul İl Başkanı İsa Güvendik, Millî Gazete Genel Müdürü ve İmtiyaz Sahibi Ömer Yüksel Özek, MÜSİDER Başkanı Arslan Ateş,  AGD İstanbul Şube Başkanı Mehmet Yaroğlu katıldı. iBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da mitinge destek amacıyla bir video mesaj gönderdi.

“GÖZDAĞI VERMEK İSTİYORLAR”

Saadet Partisi Temel Karamollaoğlu, Özgür Filistin Mitingi’nin önemine vurgu yaparak, “Sizin burada olmanız Filistin’deki mücahitlere büyük bir destektir. Merhum Erbakan Hocamız, ‘Kudüs coğrafi bir mesele değil, imani bir meseledir’ demişti. Biz inancımızın gereği olarak buradayız. Siz de bunu teyit etmek için buradasınız. Maalesef bütün dünya, özellikle Batı alemi bu konuda bir şaşkınlığın içerisinde. Uçak gemileri gönderiyorlar. Kime karşı? Belli değil. Çünkü karşılarında uçaklarla, gemilerle saldıran kimse yok. Gözdağı vermek istiyorlar. Ama bu kesinlikle onların haklı olduğunu göstermiyor. Bu onların güçsüzlüğünü ortaya koyuyor. Bugün Amerekida’da, İngiltere’de ve Avrupa’da gerçekleri gören milyonlarca insan var ve onlar ayağa kalkmış durumda. Kendi yöneticilerinin gerçekleri görmesini istiyorlar” ifadelerini kullandı.

“ADIM ATMAYA İHTİYACIMIZ VAR”

Filistin meselesinin partiler üstü bir konu olduğunu belirten Temel Karamollaoğlu, “Bu miting Türkiyemizin mitingi. Diyarbakır’dan, İzmir’den, Antalya’dan gelenler var. Biz bir bütün olarak ayağa kalktık. Hiçbir siyasi farklılık göstermeden, ‘Bu dava hepimizin davasıdır’ dedik. Bundan dolayı ben bugün burada, bu mitinge katılan bütün kardeşlerimi tebrik ediyorum. Bizim süslü laflara değil gerçeklere ihtiyacımız var.  Bundan dolayı adım atmaya ihtiyacımız var. Eğer bugün uyanmaz gerekli tedbirleri almazsak, bir daha bu durumun üstesinden gelmemiz mümkün olmaz. Biz topraklarımız işgal edildiğinde bir milli mücadele ortaya koyduk. Bugün ki sınırlarımızı ortaya koyduk. Şimdi Filistinliler kendi davaları için bir müdefa ortaya koyarken, onların dertdini kendimize dert edinemezsek olmaz. Allah yardımcıları olsun” şeklinde konuştu.

“BU MEYDANDAN ‘BİZ VARIZ’ DİYORUZ”

Filistin ve Mescid-i Aksa Direnişi için bir araya gelmenin ne kadar değerli olduğunu ifade eden  Temel Karamollaoğlu, “Bugün burada büyük bir dayanışma örneği ortaya koyuyoruz. Bugün bu meydandan, ‘Biz varız’ diyoruz. Bugün bu meydandan, ‘Biz yapılan hataları görüyoruz ve bunun karşısında dimdik ayakta duruyoruz’ diyoruz. Aramızdaki ufak tefek farklılıkları Filistin için görmüyoruz. Filistin Davası bizim de davamızdır. Filistin Davası tüm insanlığın davasıdır. Hiç kimse bugün Gazze’de yaşananları görmezden gelmez. Biz bugün bu meydandan bu haksızlığı tekrardan haykırıyoruz” açıklamalarında bulundu.

“MÜSLÜMAN KARDEŞLEMİZ KORKMUYOR”

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Filistin’de geçmişten bugüne ne yaşandığını hatılatarak, “1917’de İngiltere’nin işgalinden sonra zulüm o topraklarda başladı. 1948’de İsrail’in kendini devlet ilan etmesinden sonra zulüm katmerlenerek artmaya devam etti. Toplam 75 yıldır işgal edilen Filistin topraklarında zulüm her gün biraz daha arttı. Siyonistler Müslümanları öldürmek için, camileri bombalamak için bahaneye ihtiyaç duymuyorlar. Ama 9 gün önce oradaki Filistinli mücahitler Aksa Tufa operasyonları başlatarak onların Demir Kubbesi başlarına çöktü. Filistinli mücahilerin operasyonlarıyla yenilmez denilen orduları çöktü. Bundan dolayı öfkeliler. Bundan dolayı panikteler. Bundan dolayı korkuyorlar. O yüzden yardım istiyorlar. Batı’nın gönderdiği uçak gemileri, uçaklar sizin gözünüzü korkutmasın. Çünkü oradaki Müslüman kardeşlerimiz korkmuyor” değerlendirmelerinde bulundu.

“FİLİSTİN DAVASI BÜTÜN MÜSLÜMANLARIN DAVASIDIR”

Zekeriya Yapıcıoğlu, “1948’de savaş başladığında, ‘Arap-İsrail’ savaşı dediler. Müslümanlara, ‘bu sizin savaşınız değildir’ dediler. Daha sonra  bizim saflarımızı küçültmek için, ‘Filistin İsrail’ savaşı dediler. Şimdi de Gazze Savaşı diyorlar. Ama öyle değil.  Merhum Erbakan Hocanın, ‘Filistin Davası bütün Müslümanların davasıdır, hatta bütün insanlığın davasıdır’ diyordu. Mescid-i Aksa bize emanettir. Kudüs, Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de bahsettiği kutsal bir mekandır. Mescid-i Aksa yer yüzünde kurulan ikinci mescit, bizim ilk kıblemizdir, İslam’ın üçüncü harem-i şerifidir” diyerek Filistin Davası’nın Müslümanların davası olduğunun altını çizdi. 

“KARDEŞLERİMİZE SELAM OLSUN”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ise, “Mescid-i Aksa için kanlarını akıtan kardeşlerimize selam olsun. Bir açıkhava hapishanesi haline getirilen Gazze’de bütün Müslümanlar adına ayağa kalkan kardeşlerimeze selam olsun. Bazı meseleler var ki konuşarak değil yaşayarak anlatılır. Rahmetli Mursi’nin döneminde Gazze Kapıları açıldığında oraya gitmiştik. Toplantılar sürerken Gazze semalarında İsrail uçakları gözüktü. Gazzeli kardeşlerimizle orada omuz omuzaydık. İsrail uçakları Gazzeyi bombaladı. Gazze’deki Şifa Hastanesini ziyaret ettik. Bugün olduğu gibi yine Şifa Hastanesinin üzerinde savaş uçakları vardı. Ama bizi orada Türkiye bayraklarıyla karşıladılar. Orada evladını kaybetmiş bir babayla kucaklaştık ağlaştık. Bunu yaşamayan orada neler olduğunu anlayamaz” şeklinde konuştu.

“75 YILLIK BİR ZULÜM VAR”

Ahmet Davutoğlu, Siyonizmin kara propagandasına kapılanlara seslenerek“Filistinle ilgili ahkam kesenlere, Gazze’yi terörizm kaynağı gibi gösterenlere sesleniyorum; insanlığınızdan utanın. Neden 7 Ekim sabahı diye soruyorlar. Sanki Filistin’de huzur vardı da bir sabah Hamas, masum İsraillilere saldırdı. Bu bir aldatmacadır. Orada İsrail’in uyguladığı 75 yıllık bir zulüm var. Mescid-i Aksa 56 yıldır işgal altında. Bunun vebali sadece İsrail üzerinde değil bütün İslam dünyasının da üzerindedir. Çünkü son aylarda İsrail’in saldırıları artmış ve ödlürülen masum Filistinlilerin sayısı giderek artmıştır. O yüzden Aksa Tufanı başlatıldı. O yüzden oradaki kardeşlerimiz ayağa kalktı” açıklamalarınd bulundu.

“16 YILDIR GAZZE AMBARGO ALTINDAYKEN BATI NEREDEYDİ”

Filistin halkının yaşadıklarına dikkat çeken Filistin  Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa da, “İsrail’in cinayetler esnasında sadece insan değil, evleri, mescidleri, hastaneleri da hedef oluyor. Halkımız 1 asırdan beri bu işgalcilerin saldırılarına direniyor. Direnmeye de devam edecek. Elbette biz, ‘niçin direniş yapıyorsunuz?’ sorularını cevaplamak zorunda değiliz. 1 asırdır devam eden soykırımı, cinayetleri herkes görüyor. Özelliklede 2023 yılında ciddi bir zulme maruz kalıyoruz. Uluslar arası huku hiçe sayan bir cinayet şebekesiyle karşı karşıyayız. Mazlumlar gerekçelerini sunmak için herhangi bir güce ihtiyaç duymaz. Bizim bugüne kadar yaşadıklarımız bizim gerekçemizdir. İşlemedikleri hiçbir suç kalmadı. Utanmadan da yalan söylüyorlar ve uydurmasyon görüntülerle kendilerini masum göstermeye çalışıyorlar. İşte bu yalanlara inanmaya hazır işbirlikçi Batı da bu insanlık suçuna destek veriyor. 16 yıldır Gazze ambargo altındayken Batı neredeydi. Batı’nın gerçek yüzü bu mudur?” değerlendirmelerinde bulundu. 

“DİRENİŞTEN BAŞKA ÇARE KALMAMIŞTIR”

Hükümeti Genel Sekreteri Dr. Kamal Aboun da, Filistin tarihini hatırlatarak, “Osmanlı Devleti düştükten sonra Filistin halkı büyük bir yoklukluğa mahkum oldu. Biz Filistinliler de 75 yıldır her türlü katliama, soykırıma ve cinayete maruz kalıyoruz. 2023 yılında, Siyonist hükümet kurulduktan sonra büyük bir zorlukla karşı karşıyayız. Mescd-i Aksa’yı yok etmek için uğraşıyorlar. Gördüğünüz gibi bütün mukaddeslerini çiğneyenler, Mescid-i Aksa’ya o kirli ayaklarıyla giriyor. Her türlü kötülüğü, işkenceyi Filistinli kadınlara ve çocuklara reva görüyorlar. Biz defalarca uyardık, tekrar tekrar uyardık, ‘Kudüs, MEscd-i Aksa bizim kırmızı çizgimizdir’ dedik. Ama dikkate almadılar. İşte tüm bunlardan sonra Filistinli kardeşleriniz için direnişten başka bir çare kalmamıştır. Direniş mensubu kardeşleriniz üzerine düşen görevi yerine getirerek, Mescid-i Aksa’yı kurtarmak için yola çıktılar” diye konuştu.

“GAZZE ADETA TOPLU MEZARA ÇEVRİLİYOR”

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Ömer Faruk Yazıcı ise Filistin Davasının önemine dikkat çekerek, “Filistin Davası, Balkanlardan Endonezyaya, yüreğinde insanlık onuru taşıyan vicdan sahiplerinin ortak davasıdır. Bugün burada farklı partilerden, farklı kimliklerden on binlerce insanımız var. Bugün burada toplanarak insanlık davasını savunanlara, bu meydanda bir olup zulme lanet okuyanlara selam olsun. İşgal rejimi İsrail 1948’den bu yana adım adım Filistin topraklarını işgal etmekte. Her türlü zulüm ve baskı mekanizmasını işleterek bir soykırıma imza atılmaktadır. Gazze’de dünya tarihinin en alçak soykırımını izliyoruz. Çocuk hastaneleri bombalanıyor. Yasaklı olan fosfor bombaları kullanılarak savaş suçu işleniyor. Su, elektrik, internet kesilerek Gazze adeta toplu bir mezara çevriliyor. Filistinlilere tek bir yol kalıyor; direnmek, zulme karşı mukavemet göstermek. İşte ölümü öldüren Filistinli mücahitlerin yaptığı budur” dedi.

DAHA FAZLA OKU

Siyaset

Yeniden Refah Partisi Konya’da ‘Özgür Filistin’ mitingi düzenleyecek

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, 14 Ekim Cumartesi Konya’da Filistin halkına destek için miting düzenleyeceklerini açıkladı.

Yayınlandı

on

By

Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi İşler Başkanı Suat Kılıç, Merkez Yürütme Kurulu toplantısı sonrası Yeniden Refah Partisi Genel Merkezinde basın toplantısı gerçekleştirdi.

‘Konya’da Özgür Filistin mitingine tüm halkımız bekliyoruz’

Kılıç, MYK’da 14 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’de Konya’da, ‘Özgür Filistin’ mitingini gerçekleştirme kararı aldıklarını belirterek, “Konyalıları ve çevre illerde yaşayan bütün vatandaşlarımızı Türkiye’nin her tarafından özgür Filistin, Kudüs, insan ve yaşam hakkı duyarlılığı olan bütün kardeşlerimizi Konya’da birlikte olmaya, özgür Filistin’in sesini bütün dünyaya duyuracak mitingimize katılmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

‘İsrail apaçık savaş suçu işliyor’

Açıklamasında İsrail’in savunmasız masum sivilleri katlederek savaş suçu işlediğini kaydeden Kılıç, şunları söyledi:

“Gazze’den yükselen feryada dünyanın ilgisiz kalması… İsrail’in hukuk tanımayan, uluslararası hukuku yok sayan, Birleşmiş Milletler Genel Kurul kararlarını tanımayan, umursamayan tavırları Ortadoğu’yu bir kez daha kan gölüne çeviriyor. Bu bir İsrail-Filistin çatışması değil bu apaçık ilan edilmiş tarafları belli olan savaş halidir. Ancak bir tarafta kadınlar çocuklar siviller var. Bu insanların insani ihtiyaçları okulları camileri var. Diğer taraftan modern silahları olan ve masum sivilleri acımasızca hunharca katleden bir İsrail devleti var. 360 kilometrekarelik alanda sıkıştırılan 2 buçuk milyon insanı evlerinde okullarında hastanelerinde hedef almak apaçık bir  savaş suçudur. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası örgütleri göreve davet ediyoruz. Bugün değilse ne zaman? Binlerce masum insanın katledildiği bu saldırılara tepki verilmeyecekse uluslararası örgütler varlık sebeplerini ne zaman ortaya koyacaklar? Öldürülen çocukların kadınların hukuku bugün korunmayacaksa BM niye var? İslam İş birliği Teşkilatını daha yüksek sesle eylemci bir tavır takınmaya davet ediyoruz.”

‘Başkenti Kudüs olan Özgür Filistin meselenin tek çözüm noktasıdır’

‘Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi kararlarında olduğu gibi iki devletli ve 1967 öncesi Filistin topraklarının sınırlarına saygı gösterilecek çözüm tek çıkışı yolu olduğunu kaydeden Kılıç, uluslararası örgütleri de katliamı durdurmaya çağırdı:  

“Başkenti Kudüs olan, özgür, bağımsız Filistin Devlet meselenin tek çözüm noktasıdır. ABD ve AB başta olmak üzere dünyayı buradan uyarıyoruz: İsrail’in sivilleri öldürmesine teşvik etmek yerine masaya ve BM kararlarına uymaya dönmesini sağlamak sizin göreviniz ve sorumluluğunuzdur. İşlenen savaş suçlarına göz yuman herkes, bu suça ortak olacaktır. BM Genel Kurulu’nu da kendi kararlarına uymaya, kendi kararlarını uygulatmaya; daha istekli, daha arzulu bir şekilde BM Genel Kurulu’nun iradesine sahip çıkmaya davet ediyoruz. İsrail’in bu zulmünü, sivil ölümleri görmezlikten gelerek dünyada barışı tesis etmek mümkün değildir.”

DAHA FAZLA OKU

Siyaset

Saadet Partisi’nden Özgür Filistin Mitingi kararı

Saadet Partisi, işgalci İsrail’in zulmü sonrası Özgür Filistin Mitingi yapma kararı aldı.

Yayınlandı

on

By

Saadet Partisi ‘Özgür Filistin Mitingi’ yapma kararı aldı. 

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Ömer Faruk Yazıcı, Filistin direnişini desteklemek için 15 Ekim Pazar günü İstanbul’da Özgür Filistin Mitingi düzenleyeceklerini söyledi. 

Miting için müracaatlarını yaptıklarını belirten Yazıcı, “Bu önemli buluşma ile hep birlikte Filistin halkının yanında olduğumuzu tüm dünyaya göstereceğiz.” dedi.

Mitingin saat kaçta ne zaman yapılacağı henüz belli olmadı.

Ne olmuştu?

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim’de işgalci İsrail’e ” Aksa Tufanı” isimli kapsamlı saldırı başlattığını açıklamıştı.

Gazze‘den İsrail yönüne binlerce roket atılırken, silahlı gruplar bölgedeki yerleşim yerlerine girmişti.

İsrail ordusu da onlarca savaş uçağıyla Gazze Şeridi’ne saldırı başlatmıştı.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında 493 kişinin hayatını kaybettiğini, 2 bin 751 kişinin yaralandığını açıklamıştı.

İşgal altındaki Batı Şeria’nın çeşitli kentlerinde ise İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu 7 Filistinli yaşamını yitirmişti.

Abluka altındaki Gazze Şeridi’nden düzenlenen saldırılarda ölen İsraillilerin sayısının 800’ü geçtiği bildirildi.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’ın haberine göre, Hamas‘ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın abluka altındaki Gazze Şeridi’nden İsrail’e başlattığı “Aksa Tufanı” isimli saldırıda en az 800 İsrailli öldü.

Saldırıda 2 bin 400 İsraillinin de yaralandığı bilgisi paylaşıldı.

DAHA FAZLA OKU

ÇOK OKUNANLAR