Sosyal Medya Hesaplarımız

Sağlık

Epilepsi hastalığı nedenleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri

‘Epilepsi nedir, belirtileri ve tedavi yöntemleri neler?’ gündemde aratılan konular arasında yer alıyor. Epilepsi, beyindeki nöronların anormal elektriksel aktivitesi sonucu ortaya çıkan kronik bir nörolojik hastalıktır. Bu anormal aktivite, tekrarlayan ve genellikle öngörülemez nöbetler şeklinde kendini gösterir. Epilepsi nedenleri geniş bir yelpazede olabilir ve her zaman net bir neden belirlenemeyebilir. Peki, epilepsi belirtileri nelerdir, nasıl tedavi edilir? İşte uzman görüşüyle soruların yanıtları.

Yayınlandı

on

Epilepsi terimini ilk kez duyan vatandaşlar ‘Epilepsi nedir, neden olur, belirtileri neler?’ sorusunun yanıtını arıyor. Epilepsi, beynin normal elektriksel aktivitesinin bozulması sonucu ortaya çıkan bir nöropsikiyatrik bozukluktur. Bu bozulma, beyindeki sinir hücrelerinin anormal ve kontrolsüz bir şekilde ateşlenmesine neden olur. Epilepsi, tüm dünyada en yaygın nörolojik bozukluklardan biridir.

EPİLEPSİ NEDİR?

Epilepsi, beyindeki nöronların anormal elektriksel aktivitesi sonucu ortaya çıkan kronik bir nörolojik hastalıktır. Bu anormal aktivite, tekrarlayan ve genellikle öngörülemez nöbetler şeklinde kendini gösterir. Nöbetler, beyin aktivitesinde geçici bir değişikliği ifade eder ve bu da düşünce, davranış, duygu ve diğer beyin işlevlerinde kısa süreli değişikliklere yol açabilir.

EPİLEPSİ NEDEN OLUR?

Epilepsi nedenleri geniş bir yelpazede olabilir ve her zaman net bir neden belirlenemeyebilir. Ancak bazı yaygın nedenler şunlar olabilir:

  1. Genetik faktörler
  2. Beyin hasarı (travma, inme, tümörler)
  3. Enfeksiyonlar (menenjit gibi)
  4. Gelişim bozuklukları (otizm veya nörofibromatozis gibi)
  5. Beyin yapılarındaki anormallikler

A. Genetik Faktörler

Epilepsi, bazı durumlarda genetik bir yatkınlık ile ilişkilendirilebilir.

Genetik Eğilim: Ailede epilepsi öyküsü olan bireylerin, bu duruma sahip olma olasılığı daha yüksektir.

Genetik Bozukluklar: Belirli genetik bozukluklar epilepsi ile ilişkilendirilmiştir ve bu bozukluklar bazen nöbetlere yol açabilir.

Genetik Araştırmalar: Bilim insanları, epilepsiye yatkınlıkla ilişkilendirilen genleri ve bu genlerin işlevlerini anlamak için araştırmalar yapmaktadır.

B. Beyin Hasarı ve İlgili Komplikasyonlar

Beyindeki hasar veya anormallikler, epilepsiye yol açabilir.

Beyin Travması: Kafa travmaları ve beyin hasarları bazen epilepsiye neden olabilir.

İnme: Beyindeki kan akışının kesilmesi olan inme, özellikle yaşlı bireylerde epilepsiye yol açabilir.

Beyin Tümörleri: Beyin tümörleri ve cerrahi müdahaleler de nöbet riskini artırabilir.

Enfeksiyonlar: Menenjit gibi beyin enfeksiyonları da epilepsiyi tetikleyebilir.

C. Diğer Risk Faktörleri

Epilepsinin ortaya çıkışı ve yönetimini etkileyen diğer risk faktörleri de vardır.

Yaş: Epilepsi her yaşta başlayabilir ancak genellikle çocukluk döneminde ve yaşlılıkta ortaya çıkar.

Cinsiyet: Her ne kadar her iki cinsiyet de etkilense de, bazı türlerde cinsiyet temelli bir ayrım gözlenebilir.

Geçirilen Hastalıklar: Serebral palsi, otonomik epilepsi gibi diğer hastalıklar da epilepsi riskini artırabilir.

Yaşam Tarzı Faktörleri: Stres, uykusuzluk ve aşırı alkol tüketimi gibi faktörler, nöbetlerin tetiklenmesine katkıda bulunabilir.

EPİLEPSİ BELİRTİLERİ NELER?

> Farklı tipte ve şiddette nöbetler (bazıları sadece birkaç saniye sürerken, diğerleri birkaç dakika sürebilir)

> Kısa süreli bilinç kaybı veya bilinç bulanıklığı

> Titreme, sarsılma veya bedensel kontrol kaybı

> Göz kararması veya beyazlama

> Geçici konfüzyon

> Duygusal veya duyusal değişiklikler (korku, anksiyete veya tuhaf duyumlar gibi)

EPİLEPSİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Epilepsi tedavisi genelde aşağıdaki yaklaşımları içerir:

İlaç Tedavisi: Çeşitli antiepileptik ilaçlar, nöbet sıklığını ve şiddetini azaltabilir.

Cerrahi Müdahale: Bazı durumlarda, nöbetlere neden olan beyin bölgesi cerrahi olarak çıkarılabilir.

Diyet:

> Ketogenik Diyet: Özellikle çocuklarda kullanılan, düşük karbonhidrat ve yüksek yağ içerikli bir diyet.Modifiye > > Atkins Diyeti: Benzer şekilde, bazı hastalar bu diyette fayda görebilir.

Vagus Siniri Stimülasyonu (VNS): Vagus siniri, beyine gönderilen elektriksel sinyalleri düzenleyen bir cihazın implante edilmesi ile uyarılır. Bu yöntem, bazı insanlar için nöbet sıklığını azaltabilir.

Derin Beyin Stimülasyonu (DBS): Beynin belirli bölgelerine yerleştirilen elektrotlar ile elektriksel stimülasyon uygulanır.

Nörofeedback ve Diğer Yöntemler: Beyin dalgalarını kontrol etmeyi öğreten bazı terapiler.

Epilepsi yönetimi genellikle multidisipliner bir yaklaşım gerektirir ve nörologlar, cerrahlar, diyetisyenler ve diğer sağlık profesyonellerini içerir. Tedavi planı, kişinin yaşına, sağlık durumuna, nöbet tipine ve sıklığına göre bireyselleştirilir.

DAHA FAZLA OKU
YORUM YAPMAK İÇİN TIKLA

YORUM YAPIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Sağlıklı Bir Hayat İçin 7 Temel İlke

Bu yazı, sağlıklı bir hayat için temel prensiplere odaklanıyor: Dengeli beslenme, düzenli egzersiz, yeterli uyku, stresten kaçınma, su tüketimi, sigara ve alkol sınırlaması, rutin sağlık kontrolleri. Bu önerilere uymak, genel sağlığı iyileştirebilir ve yaşam kalitesini artırabilir.

Yayınlandı

on

By

Sağlıklı bir hayat tarzı sürdürmek, beden ve zihin sağlığınızı korumanın önemli bir parçasıdır. Hayatınızı daha iyi yaşamak, enerjinizi artırmak ve uzun vadeli sağlık sorunlarını önlemek için dikkat etmeniz gereken bazı temel unsurlar bulunmaktadır. İşte sağlıklı bir hayat için önemli olan birkaç anahtar nokta:

1. Dengeli Beslenme:

Sağlıklı bir yaşamın temel taşlarından biri dengeli beslenmedir. Her öğünde tüm besin gruplarından yeterli miktarda almak önemlidir. Meyve, sebze, protein, tam tahıl ve sağlıklı yağları içeren bir diyet, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu besinleri sağlar.

2. Düzenli Egzersiz:

Fiziksel aktivite, vücudu güçlendirmenin ve zihinsel sağlığı iyileştirmenin harika bir yoludur. Haftada en az 150 dakika orta şiddetli egzersiz yapmak, kalp sağlığınızı destekler, kilo kontrolünü sağlar ve stresi azaltır.

3. Yeterli Uyku:

Sağlıklı bir yaşam sürdürmek için yeterli uyku almak önemlidir. Uyku, vücut onarımı ve yeniden enerji kazanımı için gereklidir. Günde 7-9 saat arası uyku, genel sağlık ve zindelik için idealdir.

4. Stresten Kaçınma:

Stres, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığı olumsuz yönde etkileyebilir. Rahatlamak için meditasyon, yoga veya hobiler gibi stres yönetimi tekniklerini uygulamak önemlidir.

5. Su Tüketimi:

Vücudunuzu iyi çalışır durumda tutmak için yeterli su içmek önemlidir. Günlük su tüketim miktarı kişisel ihtiyaçlara bağlı olarak değişse de, genellikle ortalama 2-3 litre su içmek önerilir.

6. Sigara ve Alkolün Sınırlanması:

Sigara içmek ve aşırı alkol tüketimi sağlık üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Bu alışkanlıklardan kaçınmak veya sınırlamak, uzun vadeli sağlığınızı korumak için önemlidir.

7. Rutin Sağlık Kontrolleri:

Düzenli sağlık kontrollerine gitmek, potansiyel sağlık sorunlarını erken teşhis etmek ve tedaviye başlamak açısından kritiktir. Kan basıncı, kolesterol düzeyleri ve diğer önemli parametrelerin düzenli kontrolü önemlidir.

Sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, sadece fiziksel sağlığınızı değil, aynı zamanda genel yaşam kalitenizi de artırabilir. Bu önerilere uyum sağlamak, enerjinizi artırabilir, stresle başa çıkmanıza yardımcı olabilir ve uzun vadeli sağlığınızı koruyabilir. Unutmayın, küçük adımlarla başlamak ve kademeli olarak alışkanlıklarınızı iyileştirmek, sürdürülebilir bir sağlıklı yaşam için önemlidir.

DAHA FAZLA OKU

Sağlık

Hastane doluluk oranları arttı | Sağlık Bakanı İstanbul’a dikkat çekti

Yayınlandı

on

By

Artan solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle hastaneye yatış oranları da artıyor. 

Dün gerçekleşen Kabine Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “İçinde bulunduğumuz kış aylarında, bilhassa virüslerden kaynaklanan üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış görülmektedir. Bu artışlar, ülkemize mahsus değil. Kış aylarının sürdüğü diğer ülkelerde durum benzer şekilde.” derken şu an endişe edilecek bir durum olmadığını belirtti. 

“EN SIK GRİP, RSV VE COVİD-19 GÖRÜLÜYOR”

Geçen yılın aynı dönemine göre acile başvurularda yüzde 20’e yakın artış olduğunu kaydeden Sağlık Bakanı, en sık grip yani influenza, sonra RSV ve Covid-19’un görüldüğünü belirtti. 

Hastane doluluk oranları hakkında da bilgisi veren Bakan Koca, servis yatağı doluluk oranımız ortalama yüzde 65 olduğunu yoğun bakım yataklarında ise doluluk oranı yaklaşık yüzde 72 olduğunu söyledi.

EN FAZLA ARTIŞIN OLDUĞU İL İSTANBUL

“Geçen yıla göre artış var” diyen Koca İstanbul‘a da dikkat çekti. 

Koca, “İstanbul’da yoğun bakım doluluk oranı yaklaşık yüzde 83. Yani en fazla artışın olduğu il İstanbul. İstanbul’daki bu artıştan dolayı yatak sayılarını artırarak, sağlık çalışanlarımızın da yoğun çabalarıyla bu süreci sorunsuz atlatmaya çalışıyoruz.” dedi. 

DAHA FAZLA OKU

Sağlık

X hastalığı nedir, bir sonraki pandemiye ne kadar hazırlıklıyız?

Geçtiğimiz günlerde İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda sağlık sektörü liderleri, “X hastalığı” olarak adlandırılan yeni bir küresel salgın için hazırlık yapmanın önemini konuştu.

Yayınlandı

on

By

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Covid-19 salgını sırasında meydana gelen yıkımı, sağlık sistemlerinin çöküşünü, küresel ekonomideki kayıpları yeniden yaşamamak için hazırlık yapmanın önemini daha önce de vurgulamıştı.

Peki “X hastalığı” nedir ve yeni bir pandemiye ne kadar hazırlıklıyız?X hastalığı nedir?Öncelikle X hastalığı gerçek bir hastalık değil.

Bu, bir salgına veya birden fazla ülkeye veya kıtaya yayılması halinde pandemiye neden olabilecek, şu anda bilinmeyen bulaşıcı hastalıklara atıfta bulunmak için WHO tarafından benimsenen varsayımsal bir terim.

DAHA FAZLA OKU

ÇOK OKUNANLAR