Sosyal Medya Hesaplarımız

Gündem

Ankara’da ‘Filistin’e Destek Siyonizm’e Lanet’ mitingi: Suç değil, meşru müdafadır

İsrail’in Filistin’e karşı başlattığı saldırılara karşı Ankara’da Memur-Sen öncülüğünde AGD, Hak-İş, İHH, TÜGVA, Cihannüma ve ÖNDER birlikteliğinde ‘Soykırıma hayır! Filistin’e destek Siyonizm’e lanet’ mitingi gerçekleştirildi. Miting ile Siyonist İsrail’e saldırıları durdurması için çağrıda bulunuldu.

Yayınlandı

on

İşgalci İsrail güçlerinin Filistin’de başlattığı vahşete karşı Memur-Sen öncülüğünde AGD, Hak-İş, İHH, TÜGVA, Cihannüma ve ÖNDER birlikteliğinde ‘Soykırıma hayır! Filistin’e destek Siyonizm’e lanet’ mitingi gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen mitinge katılan vatandaşlar işgalci Siyonist İsrail’e karşı sloganlar atarak Filistin’e desteklerini dile getirdi.

İŞLEMEDİKLERİ SAVAŞ SUÇU, İNSANLIK SUÇU KALMADI

Gazze’de yaşayan insanların Katil İsrail’in saldırıları altında yok edildiğine dikkat çeken Filistin’in Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa, İsrail’in kadın çocuk demeden saldırdığını ve öldürdüğüne vurgu yaparak, “Şuana kadar 2 bin 500’ü aşkın şehidimiz var bu şehitlerimizin 800’ü aşkını çocuklardan oluşuyor. 500’ü aşkını kadınlardan oluşuyor. Tarih insanımızın mücadelesini yazacaktır. İşlemedikleri bir savaş suçu kalmadı, insanlık suçu kalmadı ve buna rağmen durmuyorlar ve saldırmaya devam ediyorlar. Batı tüm bunlara rağmen bu açık işgale açıkça destek veriyor. Batı, 16 yıldır abluka altında olan Gazze’mize saldırmak için her imkanını seferber ediyor. Peki bu çifte standart değil midir? İslam Dünyasının bu çetelerin Mescid-i Aksa’ya girmesini önlemek için somut adımlar atması gerekmektedir” ifadelerin kullandı.

FİLİSTİN’DE SARSILMAYAN, YIKILMAYAN BİR DİRENİŞ VAR

Tarihin en büyük soykırımlarından birisinin yaşandığına dikkat çeken Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, İsrail’in 75 yıldır Filistin’de soykırım yaptığını belirterek, “Yerleşimci çeteler her gün Filistinlilerin evlerini mallarını gasp ediyor. 16 yıldır boykot altındaki Gazze’de 2 buçuk milyon insan zindan hayatı yaşıyor, ama Filistin’de sarsılmayan, yıkılmayan bir iman, bir direniş var, O iman 75 yıldır tarihin en şanlı, en uzun kahramanlık destanını yazıyor. Aksa Tufanı bu destanın yeni bir sayfasıdır. Birileri bu destana kara çalmak için terör yaftası vuruyor. Vursun! Hakikati görmek isteyen için gerçekler ortada” diye konuştu.

FİLİSTİNLİLERİN DİRENİŞİ SUÇ DEĞİL, ONURLU DURUŞ VE MEŞRU MÜDAFADIR

Filistin’de yaşananlara karşı bir kesimin Filistinlileri sorumlu tutmaya çalıştığını hatırlatan Yalçın, sorumluların Siyonistlerin 1898’den itibaren uygulamaya koyduğu plana bakması gerektiğini belirterek, “Eğer dünya terörist arıyorsa İsrail’e, suçlu arıyorsa işgalcilere, suç ortağı arıyorsa Emperyalistlere baksın! Katil de orada, terörist de, terörizm de. Bu katil sürüsü; 8 milyon Filistinliyi yurtlarından çıkarmış, Evlerine topraklarına el koymuş, Namuslarını haysiyetlerini hedef almıştır. Filistinlilerin direnişi suç değil, onurlu bir duruş ve meşru müdafaadır. Onlar Emperyalizme Siyonizm’e çıplak elleriyle direnen kahramanlardır. Filistinlilerin direnişi suç değil, onurlu bir duruş ve meşru müdafaadır. Onlar Emperyalizme Siyonizm’e çıplak elleriyle direnen kahramanlardır” dedi.

DÜNYA’DAN BİR SES BEKLİYORUZ

İsrail’in Filistin’e karşı uyguladığı ambargoya dikkat çeken Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, uluslararası kuruluşlara seslenerek, “Bugün Filistin’de ekmek yok, su yok, ekmek yok Filistin’de artık nefes alacak hava yok. Filistin’de artık, tanklar var. Kan var. Ana kucağında olması gereken çocukların cenazeleri var. Siyonist devlet Hitleri bile aratmayacak bir katliama girişti. Uluslararası hukuk yok sayılıyor, Siyonist devlet İsrail bütün dünyanın gözü önünde katliamlarına devam ediyor. Dünya’da İsrail’e karşı çaresiz değiliz. BM Güvenlik Konseyinin harekete geçmesini, NATO, AB, İslam Konferansı Örgütü ve Arap Birliği gibi uluslararası mekanizmaların bu kirli oyuna artık ‘dur’ demesini istiyoruz. Açık bir savaş suçu işleyen İsrail’e karşı insanlıktan ses bekliyoruz. Filistin’e insani yardımların önünün açılmasını istiyoruz. Olmazsa da Mavi Marmaraların yeni seferlere hazırlanmasını ve yola çıkmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

DÜNYANIN EN UZUN İŞGALİ SÜRÜYOR

Siyonistlerin yıllardır 1940’larda yaşadıkları zulmü anlattıkları filmleri ve kitapları dünyaya servis ettiğine dikkat çeken ÖNDER Genel Başkan Yardımcısı Demet Tezcan, Hitlerin bugün Filistin’de saldıran Siyonistlerin bedenlerinde yaşadığını belirterek, “Siyonistler Filistinlileri katlediyor. Dünyanın en uzun işgali sürüyor. 70 küsur yıldır sürdürülen bir işgal devam ediyor. İşgal tarihi boyunca Filistinlilerin arazilerine, evlerine el konuldu. Gençleri öldürüldü, yaşlıları tutsak edildi. Biz susarsak herkes unutur, ekranlardan kardeşlerimizin ölümünü kabullenmeyelim, meydanlarda slogan atıp unutmayalım” dedi.

HAMAS GENÇLERİ FİLİSTİN DİRENİŞİNİN NELER YAPABİLECEĞİNİ GÖSTERDİ

Aksa Tufanı operasyonu ile birlikte Gazze’de ki gençlerin büyük bir zafer elde ettiğine dikkat çeken İHH Genel Başkan Vekili Hüseyin Oruç, kazanılan zaferin tamamen Gazze’nin gençlerine ait olduğunu belirterek, “Geçen cumartesi Filistinli kardeşlerimizin tamamı büyük bir zafer kazandı. Bu amasız, fakatsız Gazze’nin gençlerine ait bir zafer. Hamas gençleri Filistin direnişinin neler yapabileceğini gösterdi. Ne olur bu zaferin yanına ama, fakat eklemeyin. Bu zaferi elde edenler, Siyonistlerin neler yapabileceğini çok iyi biliyorlar. Bu direnişin yanına hiçbir soru işareti bırakmadan mücadeleye destek olacağız. İzzettin El Kassam Tugayının komutanı eldeki imkanlarının yüzde 1’inin bile kullanılmadığını belirterek İsrail’in sürprize hazırlıklı olması gerektiğine dikkat çekti. Bizde buradan onlara destek olacağız” ifadelerini kullandı.

BUGÜNE KADAR TEPKİ EYLEMİ GERÇEKLEŞTİRDİK, ŞİMDİ FETİH İÇİN TOPLANDIK

İşgalci İsrail’in Filistin’i işgal ettiği 1948’den bugüne yıllardır birçok eylem gerçekleştirdiklerini hatırlatan AGD ve MGV Genel Başkanı Salih Turhan, bugün farklı bir eylem gerçekleştirildiğini belirterek, “1948’den bugüne Siyonist İsrail saldırdıktan sonra onların zalimlerine karşı toplandık bu sefer durum bundan farklı şimdiye kadar yaptıklarımız bir tepki eylemiydi şimdi fetih için toplanmış olduk. Gazze’de yaşananlara, yaşanan zulümlere hep beraber üzülüyoruz ancak şu anda sevinecek bir dönemdeyiz” ifadelerini kullandı.

BİZİM İNANCIMIZIN ÖYLE BİR HUKUKU SİZLERİN BARIŞ HUKUKUNDAN DAHA ŞEFKATLİDİR

Bazı kişilerin Filistin’in mücadelesine yönelik karalama çalışmalarına dikkat çeken Turhan, Hamas’ın bu mücadeleyi 2 yıldır planladığını hatırlatarak, “Biz şunu çok iyi biliyoruz 1948’den bugüne asıl kan dökenler Siyonist İsraillilerin kendileridir. Kardeşlerimiz, en güzel uygulamaları ortaya koyuyorlar. Şuanda Gazze’de tutuklu olan işgalci Siyonistlerin içerisinde Müslüman olanlar var bunu saklamaya çalışıyorlar. Bizler Müslümanız, inanan insanlarız. Biz savaşların hukukunu Mekke’nin fethini gerçekleştiren Efendimizden öğreniriz. Bizim inancımızın öyle bir hukuku vardır ki sizlerin barış hukukundan daha şefkatlidir” diye konuştu.

İSRAİL’İN SALDIRILARINA KARŞI ORTAK TEPKİ VE ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI YAPILDI

Miting kapsamında konuşma gerçekleştiren TÜGVA Ankara İl Temsilcisi İsmail Yeğin, İsrail’in çocuk, kadın yaşlı demeden saldırdığına dikkat çekerken, “Ümmeti Muhammed’in bu zulme engel olmak için her türlü kaynağı var.” dedi.

Cihannüma Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akça ise Türkiye’nin Filistin’e ve gönül bağı olan ülkelere sırtını dönemeyeceğine vurgu yaparak, “İsrail’in bu saldırılarına ülkemizdeki tüm kesimlerin aynı şekilde tepki göstermesi elzemdir” ifadelerini kullandı.

DAHA FAZLA OKU
YORUM YAPMAK İÇİN TIKLA

YORUM YAPIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Miraç Kandili’nin anlam ve önemi

Miraç, İslam inancına göre Peygamber Muhammed’in (SAV), Allah’ın huzuruna yükseldiği ve göğe çıkarıldığı geceyi ifade eder. Miraç, Arapça kökenli bir kelime olup “yükselme” ya da “merdiven” anlamına gelir. Miraç Kandili, İslam takvimine göre Recep ayının 27. gecesine denk gelir ve bu gece, Hz. Muhammed’in Allah’ın emriyle Cebrail ile birlikte Mescid-i Aksa’dan göğe yükselerek peygamberlerle buluştuğu olağanüstü bir olayı simgeler.

Yayınlandı

on

By

Miraç Kandili, müminlerin manevi iklimini aydınlatan, duaların kabul olduğuna inanılan, İslam coğrafyasının birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğine dikkat çeken kutsal bir gecedir. Ancak, bu özel zaman diliminde Filistin‘de yaşanan acı gerçekleri göz ardı etmek mümkün değildir.

Kudüs ve Filistin toprakları, İslam coğrafyasının kalbi, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle dolu önemli bir bölgedir. Ne yazık ki, Siyonist İsrail’in işgal politikaları, Filistin halkına zulmetmeye ve onları haklarından mahrum bırakmaya devam etmektedir. Bu durum, insanlık vicdanını yaralamakta, Filistinli kardeşlerimizin temel hak ve özgürlüklerine yönelik sistematik ihlallerle birlikte dünya barışını tehdit etmektedir.

Miraç Kandili’ni idrak ettiğimiz bu günlerde, Kudüs ve Filistin’e özel bir vurgu yapmak, insan haklarına saygı, adil bir dünya ve barışın tesisi için dua etmek elzemdir. Siyonist İsrail’in Kudüs’ü ilhak etme girişimleri ve Filistin topraklarına yönelik zorbalıklar karşısında sessiz kalmak, adalet duygularımıza ihanet etmek anlamına gelir.

Bu kutsal gecede, Filistinli kardeşlerimize dualarımızı yoğunlaştırmalı, zulme uğrayan insanların yanında olduğumuzu hissettirmeliyiz. Filistin halkının haklarına saygı gösterilmesi, işgal altındaki toprakların özgürlüğü ve Kudüs’ün kutsallığına yönelik tehditlere karşı birlik olmalı ve tüm İslam ümmeti olarak bir araya gelmeliyiz.

Miraç Kandili, sadece bireysel bir ibadet zamanı değil, aynı zamanda insan haklarına saygı, adalete vurgu yapma ve mazlumların yanında durma fırsatıdır. Bu vesileyle, tüm Müslümanların Miraç Kandili’ni tebrik eder, dualarımızı mazlum Filistin halkına ve Kudüs’e yönlendirir, barış ve adalete olan özlemlerimizi bir kez daha yürekten dile getiririz. Allah, zalimlere karşı mazlumların yanında olsun.

Miraç nedir?

Miraç, İslam inancına göre Peygamber Muhammed’in (SAV), Allah’ın huzuruna yükseldiği ve göğe çıkarıldığı geceyi ifade eder. Miraç, Arapça kökenli bir kelime olup “yükselme” ya da “merdiven” anlamına gelir. Miraç Kandili, İslam takvimine göre Recep ayının 27. gecesine denk gelir ve bu gece, Hz. Muhammed’in Allah’ın emriyle Cebrail ile birlikte Mescid-i Aksa’dan göğe yükselerek peygamberlerle buluştuğu olağanüstü bir olayı simgeler.

Miraç, İslam’ın temel inançlarından biri olan ahiret gününe ve ölümden sonraki hayata dair birçok önemli konuya vurgu yapar. Bu olay, peygamberimizin Allah’ın huzurunda yüceliği ve peygamberliğinin mükemmelliğiyle ilgili bir mucize olarak kabul edilir. Miraç Kandili, Müslümanlar için bir ibadet, dua ve tefekkür zamanıdır. Bu gecede, Müslümanlar, dualarını artırarak geçmiş hatalarından tövbe eder, sevdikleri için dua eder ve manevi olarak arınma fırsatını değerlendirirler.

Miraç Kandiliniz mübarek olsun.

DAHA FAZLA OKU

Gündem

Nayib Bukele: El Salvador’un Lideri

El Salvador’un devlet başkanı Nayib Bukele, genç yaşına rağmen ülkede etkili bir politik figür olarak öne çıkıyor. Bu yazıda, Bukele’nin hayatı, politik kariyeri ve liderlik tarzı tarafsız bir bakış açısıyla ele alınacak.

Yayınlandı

on

By

Nayib Bukele’nin Hayatı ve Politik Kariyeri

Nayib Bukele, 24 Temmuz 1981 tarihinde San Salvador‘da dünyaya geldi. Ailesi orta sınıfa mensup olup, babası Arap kökenli bir işadamıydı. Bukele’nin genç yaşta iş dünyasına atılması, daha sonra siyasete ilgi duymasına sebep oldu. 2012 yılında San Salvador Belediye Başkanlığı’na seçilen Bukele, şehirdeki altyapı projeleri ve sosyal hizmetlerle ilk döneminde geniş bir destek kazandı.

2019 yılında devlet başkanlığı seçimini kazanan Bukele, ülkenin en genç devlet başkanı oldu. Ancak, bazı eleştirmenler, Bukele’nin politikalarının otoriter eğilimler içerdiğini ve muhalefeti bastırmaya yönelik adımlar attığını iddia etmiştir.

Reformist Politikalar ve Dijital Dönüşüm

Bukele’nin liderliği, reformist politikaları ve dijital dönüşüm odaklı yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Şeffaflık ve halkla etkileşimi vurgulayan bir yönetim anlayışı benimsemiştir. Ancak, bu politikalar bazı eleştirilere maruz kalmıştır. Reformların yeterince kapsamlı olmadığı ve demokratik kurumları zayıflatabileceği eleştirileri öne çıkmaktadır.

Bitcoin’i yasal para birimi olarak kabul etme kararı, uluslararası finans çevrelerinden ve bazı yerel sivil toplum örgütlerinden eleştiri almıştır. Bukele’nin bu adımı, ekonomik ve finansal zorlukları aşma çabasının yanı sıra beraberinde riskleri de getirmiştir.

İmaj ve Eleştiriler

Nayib Bukele’nin liderliği, dijital platformlarda etkili bir şekilde tanıtılmaktadır. Ancak, bu dijital strateji liderin eleştirilere karşı daha savunmacı bir tavır almasına neden olabilir. Özellikle basın özgürlüğü konusundaki endişeler, Bukele’nin yönetimine yönelik uluslararası arenada eleştirilere yol açmaktadır.

Sonuç

Nayib Bukele, El Salvador’un genç ve dikkat çekici bir lideridir. Ancak, politikaları ve liderlik tarzı üzerindeki farklı görüşler, ülke içinde ve uluslararası alanda tartışmalara neden olmaktadır. Hükümetin dijital stratejileri, liderin uluslararası alandaki imajını şekillendirmede etkili olsa da, içerideki eleştirilere de dikkate almak önemlidir. El Salvador’un önündeki zorluklara rağmen, Bukele liderliğindeki ülkenin geleceği belirsizlik taşımaktadır.

DAHA FAZLA OKU

Gündem

Oleg Kononenko: Uzaydaki Yıldızın Ardındaki Astronot

Uzay keşifleri ve bilim dünyasının önemli isimlerinden biri olan Oleg Kononenko, Rusya’nın yetiştirdiği başarılı bir kozmonottur. Uzun yıllar boyunca uluslararası uzay istasyonlarındaki görevleriyle dikkat çeken Kononenko, uzay bilimleri alanında kazandığı deneyim ve başarılarla adını duyurmuştur.

Yayınlandı

on

By

Oleg Kononenko, 21 Haziran 1964 tarihinde Rusya‘nın Chardzhou şehrinde doğdu. Genç yaşlarda gösterdiği ilgi ve yetenekleriyle dikkat çeken Kononenko, Moskova’daki Gagarin Hava Kuvvetleri Pilotları Akademisi’nde eğitimine başladı. Burada, mühendislik ve havacılık alanlarındaki bilgi birikimini arttırarak uzay yolculuklarına olan ilgisini daha da pekiştirdi.

Uzay Kariyerinin Başlangıcı:

Kononenko’nun uzay kariyeri, Rusya Federal Uzay Ajansı Roscosmos’un 1996 yılında düzenlediği bir astronot seçimiyle başladı. Seçimi başarıyla tamamlayan Oleg Kononenko, 2008 yılında ilk uzay uçuşunu gerçekleştirdi. Bu görev, kariyerinin dönüm noktalarından biri oldu ve Kononenko’nun uzay bilimlerindeki liderliğini pekiştirdi.

Uluslararası İşbirliği ve Uzay İstasyonları:

Oleg Kononenko, kariyeri boyunca birçok uluslararası uzay istasyonu projesinde yer aldı. Özellikle Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) görev alarak, farklı ülkelerden gelen astronotlarla işbirliği içinde çalıştı. ISS’deki görevleri sırasında bilim ve teknoloji alanlarında bir dizi deney gerçekleştirdi ve uzayda yaşam koşullarını anlamak adına önemli verilere ulaşıldı.

Uzay Yürüyüşleri ve Başarıları:

Oleg Kononenko, uzay yürüyüşleri konusundaki becerileriyle de tanınır. Uzay istasyonlarının bakımı, onarımı ve geliştirilmiş bilimsel araştırmalar için gerçekleştirdiği uzay yürüyüşleriyle uluslararası uzay topluluğunda saygı kazandı. Bu yürüyüşler, uzay teknolojilerindeki ilerlemelere katkı sağladığı gibi, uzayda insan varlığının sürdürülebilirliği konusundaki bilgileri de artırdı.

Gelecek Projeler ve Miras:

Oleg Kononenko’nun kariyerindeki başarılar ve katkılar, uzay bilimleri alanındaki ilerlemelere önemli bir katkı sağlamıştır. Kononenko’nun uzaya olan katkıları ve başarıları, gelecek nesiller için bir ilham kaynağı olmaya devam edecektir. Onun mirası, uzay bilimlerindeki gelişmelere olan tutkusu ve katkılarıyla yaşamaya devam edecek.

En uzun süre uzayda kalma rekorunu kırdı

Son olarak Rusya Uzay Kurumu‘ndan yapılan açıklamada, Rus kozmonot Oleg Kononenko’nun yörüngede 878 günden fazla kalan vatandaşı Gennady Padalka’yı geride bırakarak uzayda geçirdiği toplam süre bakımından dünya rekoru kırdığı duyuruldu.

DAHA FAZLA OKU

ÇOK OKUNANLAR